"Bir çoşku var içimde bugün kıpır kıpır
 Uzak,çok uzak bir yerleri özlüyorum"

Tarihler 25 Mart 2009'u gösteriyordu.
Türkiye ajanslara düşen "son dakika" haberiyle çalkalandı.

BBP Kurucu Genel Başkanı ve Sivas bağımsız milletvekili MUHSİN YAZICIOĞLU Yozgat/Yerköy mitingine giderken onu taşıyan helikopter "sebebi bilinmeyen" bir durumdan ötürü düştü.
Açık bir ifadeyle Türk siyaseti şoktaydı !

Çünkü Muhsin YAZICIOĞLU gerek vatanperver duruşuyla,gerek bildikleriyle,gerekse o tarafa bu tarafa eğilmeyen NET ve DİK duruşuyla bir milletvekilinden çok daha fazlasıydı.

"O" gerçek manasıyla bir DEVLET ADAMI
"O" gerçek manasıyla bir VATAN EVLADIYDI

Helikopter "operasyonu" gerçekleştikten birkaç saat içerisinde TÜRKİYE "KEŞ DAĞI'na" kilitlenmişti.Çalışmalar yapılıyor,saatler ilerliyordu.

Ancak "kaza" başlığı ile basına yansıyan olayda "aksilikler" meydana geliyordu.

Uludağ'da yönünü kaybetmiş amatör kayakçılar 1 saat içerisinde bulunurken,Muhsin BAŞKAN ve arkadaşları saatler ilerlemesine rağmen bulunamıyordu.

Bulundu !
Yaşanan olaydan tam 48 saat sonra !

Bulundu !
Arama çalışmalarının tam tersi istikamette,115 km uzakta !

Bulundu !
Kaza Kırım ekibi olarak giden askerlerden bazılarının sadece
"hatıra" olsun diye helikopterin GPS'ni sökerken !

Olay yerine varıldığında kimse "SAĞ" değildi...

MUHSİN YAZICIOĞLU ve arkadaşları ŞEHADETE yürümüşlerdi...

Nam-ı değer MUHSİN BAŞKAN  aynı yaşadığı gibi vefat etti.

Yaşadığı gibi DİMDİK,TAVİZSİZ
Yaşadığı gibi kahpeliğe karşı mücadele ederken KAHPELER tarafından alçakça indirildi.

Bilirsiniz
HERKES KENDİNE YAKIŞANI YAPAR

Emin olun MUHSİN YAZICIOĞLU operasyonu yakın tarihin kırılma noktalarındandır.

Bu eylemin üzerinden Türkiye'deki birçok merkeze ve MİLLİ olan unsurlara mesaj verilmiştir.

Nam-ı değer "BAŞKAN" üzerinden gerek Türk Cumhuriyetlerine gerekse milli yönde hareket eden herkese "KILIÇ" çekilmiştir.

"KILIÇ" kimin sembolüyse bu operasyonun organizatörü odur...

Türkiye gündemini sallayan bu olaydan sonra yaşanan süreç ve çıkan belgeler tam bir İRONİDİR

En bilindik olanından bir örnek vereyim

İsmail GÜNEŞ
Şehit gazeteci GÜNEŞ olay olduktan tam "24" dakika sonra devlet birimleriyle iletişime geçmiş ve resmi belgelere göre tam 4,5 saat aralıklarla konuşma yapmıştır.

İşte muamma ve skandalların en önemlilerinden biri tam bu noktada gerçekleşmiştir.

İsmail GÜNEŞ'in otopsi raporunda "parçalı bir şekilde alt çene kırığı" olduğu yazılmıştır.

Bu tespite eğer polyanna gibi bakarsak tıpta bir İLK gerçekleşmiştir.

Yok gerçekçi olacaksak,kafamızı kumun altına gömmeyeceksek bu otopsi raporunun AKILLA İZAHI YOKTUR...

Bu emin olun verdiğim en küçük örneklerden biri...

Bu operasyon ile 15 TEMMUZ'u yapanlar kesişiyor !

Ve kilit noktalarından
Ancak bu "ORGANİZASYON" çok daha büyük...

Önümüzdeki zamanlarda bu olayı enine boyuna konuşacağız

Bakalım FOTOĞRAF nerelere uzanacak

Çünkü bu olay skandallar ve muammalarla dolu...

Belki merak edenleriniz vardır
Neden?
Bu yaşanana "olay,operasyon" diyor da "kaza" demiyor diye

Sizden ricam odur ki
Bu olayı tanımlarken sizde "kaza" demeyin

Çünkü ayan beyan yaşanmış bu hadiseye "sadece kaza" demek çocukları leylekler getiriyor cümlesine inanmak ile eşdeğerdir.

Hadi bir örnek daha vereyim
Helikopter hadisesine 2009 yılında "sırf hatıra olsun diye" GPS'i alan askerler var ya

İşte onlar 15 Temmuz 2016'da karşımıza çıktılar.
"SUİKAST" timinde...
Bak sen "tesadüfün" böylesine...

Takdir sizin !
Daha önceki cümlelerde de söylediğim gibi MUHSİN YAZICIOĞLU bir siyasiden çok daha fazlasıdır.

Vefatının ardından benim bu sözlerimi teyit eder nitelikte bir cümle kuruyor Türk Siyaseti'nin en tecrübeli isimlerinden Sn.Deniz BAYKAL
"TÜRKİYE'NİN BAŞI SAĞOLSUN,T.B.M.M SİGORTASINI KAYBETMİŞTİR"

Sadece bu söz bile bir kitaba sığacak bir anlam ifade ediyor.

Tam 14 yaşında başlamıştı mücadeleye Anadolu'nun
"MUHSİN BEY'i"
Türk Devletlerinin manevi LİDER'i...

Lisede duvar gazetesi çıkarıyor ve daha o yaşlarda yarının sinyallerini veriyordu

MUHSİN BEY  ona,buna güvenmeden sözlerini söylüyor ve edindiği bilgilerce gördüğü aksaklıkları dert ediniyordu.

Ve o dertlenme tam 40 yıllık bir mücadelenin başladığının habercisiydi.

1980 darbesinde "sebebi belirtilmeyen" bir nedenden ötürü cezaevine alındı.
5,5 yılı hücrede olmak üzere tam 7,5 yıl cezaevinde kaldı.

Zor geçmişti cezaevi yılları,ağır işkenceler görmüştü.
Bunca yaşananın üzerine "suçsuz" olduğu delillerle sabitlenmiş yattığı yanına kar kalmıştı...

Ama "O" ne DEVLET'e küstü ne de kaderine...

Yıllar sonra yapılan bir röportajında işkence yılları sorulduğunda verdiği cevap onun farkını gözler önüne serdi.
"Yediğim işkencelerden hiç korkmadım,hiç geri durmadım
Çünkü inanmak,İman etmek varsa bir yola ödediğimiz her bedel başımızın üstündedir.
İşkence canımı yakmadı da,çırılçıplak soyduklarında çok UTANDIM"

İşte bu cevap,İşte "O" bu yüzden MUHSİN BAŞKAN'dı...

Devamınındaki siyasi hayatında DÜRÜSTLÜĞÜ ile tanındı.
İktidarda,yönetimde kim olursa olsun doğrusuna doğru,eğrisine eğri dedi.

Kim bilir belki de siyaset isimli "çark" "O" nu bu yüzden HAZMEDEMEDİ

Meclis'te hep TEK BAŞINAYDI !
Ama ne Zaman ki "O" çıksa kürsüye Meclis'teki bütün gruplar nefessiz dinliyorlardı.

Anlayacağınız TEK kişilik bir PARTİYDİ...

Hayalleri vardı
Her yerde,her şartta,karşısında kim olursa olsun söylemekten çekinmediği hayalleri...
"Benim hayalim AB değil,Benim hayalim ABD'nin,İsrail'in,İngiltere'nin birliği değil
Benim hayalim Türk Devletlerinin birliği,Türk-İslam medeniyetinin birliği" diyordu.

Bu ideal,bu gaye ve bozduğu oyunlar ölüme götürdü "O"nu

MUHSİN YAZICIOĞLU Dünya genelinde birçok Türk siyaset adamının kapısını bile göremediği toplantılara davet edilmiştir.

"Lordlar Kamarası" isimli sözüm ona düşünce kuruluşunun bir toplantısına davet edilmiş ve toplantıda ülkesinin hükümetini neden eleştirmediği sorulduğunda
Bir DİPLOMASİ dersi vermişti MUHSİN BAŞKAN

"Ben kendi hükümetimi,kendi milletimi,kendi topraklarımda eleştirir,konuşurum.
Ülkemdeki düşmanımı bile yabancı bir ülkede şikayet edecek ADAM değilim"

İşte bu yüzden
Fikirlerini sevenlerde,sevmeyenlerde tek bir cümle ile açıklıyor MUHSİN BAŞKAN'I
"ADAM GİBİ ADAM"

Sözlerimi Muhsin YAZICIOĞLU'nun güzel bir cümlesiyle bitirmek isterim.

"Bir saniye sonrasına hükmedemediğimiz bu hayatta FIRILDAK olmanın alemi yoktur.Düz yürüyeceğiz,düz olacağız"

Başta SN.MUHSİN YAZICIOĞLU olmak üzere elim helikopter hadisesinde hayatını kaybetmiş herkese ALLAH'tan rahmet,yakınlarına metanet dilerim.


Emanetleri kaybolmayan,ALLAH'a emanet olun....
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mert Can ALTINDAĞ 9 ay önce

Abicim yazılarını severek okuyorum ve takip ediyorum başarının devamını diliyorum ve hep böyle kalbimizin vatan sevgisiyle dolup taşmasının duacısıyım
Muhsin Başkanı saygılarla anmış olalım buradanda MEKANI CENNET OLSUN!