Meyve veren ağaç taşlanır der ya hani büyüklerimiz, aslında ülkemizin durumu tam anlamıyla böyle.

Ne zaman küllerimizden yeniden doğsak, taşlamaya başlıyorlar bizi.

Reina’da gerçekleşen saldırıda bu taşlardan birtanesi.

Ne ilk nede son

Devamını getirecekler…

Peki biz korkup durmalı mıyız yoksa üstlerine daha fazla gitmeli miyiz?

Tercihim, tercihimiz o dur ki;

Son terörist ölene kadar mücadeleye devam etmeliyiz.

Hala öğrenemediler;

Biz ölmekle BİTMEYİZ

Edirne de Hüseyin, Urfa da İbrahim, Kerkük de Aydın, Filistin de Kerim’iz…

Ne öldükçe BİTERİZ ne de Vatanı sevmekten TÜKENİRİZ.

Yalnız bu saldırıdan sonra kafamı çok karıştıran bazı durumlar oldu ve katili hala yakalayamamış olmamız soru işaretlerimi artırdı.

Öncelikle 2 tane soru;

Neden ve Nasıl?

Neden belli; İslam Medeniyeti'ni yeniden canlandırmamak.

Nasıl? İşte o belli değil…

Onca güvenliğin alındığı bir dönem de gözden mi kaçtı yoksa gözden mi kaçırıldı bilinmez…

Basına yansıyan şekliyle; “ Terörist taksiden iniyor kapıda ki polisimizi şehit edip içeride 39 kişiyi öldürüyor ve elini kolunu sallayarak çıkıp gidiyor

Size inandırıcı geldi mi?

Yok yok, bu işin içinde bir iş var dedirten durumlar var…

O zaman bakalım;

VARAN 1

Kapıdakiler bostan korkuluğu muydu derler adama?

Özellikle büyükşehirler de yaşayanlar bilir, her mekanın kapısını birtane “baba” korur ve bu babanın adamları da gözü pek silahı belinde adamlardır. “Baba”lar haraç almak yerine bunun karşılığında ücretini alırlar.

Duyduğumuz kadarıyla Reina’yı koruyan bir “baba” yok…

Demek ki Reina’nın sahibi “kapısını” yada “güvenliğini” sağlayacak kadar büyük biri ki kapısını hiçbir “baba”ya teslim etmemiş.

Pekala olabilir…

Ancak güvenliğin o gece üst düzey olmaması imkansız, Hele ki yılbaşı gecesinde…

Hatta araştırmacı-gazeteci arkadaşlar bir gün gizli kamerayla birlikte mekanlara girmeye çalışsınlar ve o güvenliklerin nasıl bir tavırda ve “ebat” ta “Çanakkale Geçilmez”i oynadıklarını göstersinler.

3 ihtimal var;

O gece çok dikkatsizlerdi ( ki sıradan bir gün değil olamazlar)

Hepsi uyuşturucu içerek kendinden geçti- geçirildi

Ya da

Bu olaya onlarda yardım etti.

Burada araştırılması gereken 2 nokta var;

1. Mekan sahibi ve bağlantıları

2. Güvenlik şirketi, sahibi ve bağlantıları

VARAN 2

Hadi diyelim, saldırgan süper güçlerini kullanarak içeriye girdi.

İçeri girdikten sonra giriş bölümlerinde yada eğlencenin olduğu yerde hiç mi koruma yada güvenlik yok?

Hadi diyelim üstün güçlerini kullanarak onları da öldürdü,

Peki mekanı bu kadar iyi nasıl biliyordu?

Hadi yine diyelim daha önceden mekana geldi. Eğer ki geldiyse kayıtları olması gerekir. Çünkü elini kolunu sallayarak girmesi imkansız.

İlla ki içeriden birinin referansı olarak içeri girmesi gerekir!

Eğer böyle bir referans ya da aracı yada adına her ne deniyorsa o kişi varsa emniyetin onun üzerine de gitmesi gerekiyor.

Yok eğer daha önceden gelmediyse, içeride ona destek veren bir veya birkaç kişi daha bulunuyordur.

Muhtemel o dur ki herkesi öldüren saldırgan içeride ki diğer terörist tarafından öldürülmüş ve diğer kişi de kaçmayı başarmıştır.

Hem yüzü tanınmayacak kadar kötü olan cesetlere hem de kamera kayıtlarına tekrardan bakılması gerektiğini düşünüyorum.

VARAN 3

Diyelim ki her şey denildiği gibi…

Öyle bir suikastçı düşünün ki kapıdaki engelleri aşacak içeride 39 kişiyi öldürecek, elini kolunu sallayarak çıkacak ancak telefonunu düşürecek, bizde görüntülere, bilgilere ulaşacağız.

Peh, çocuklar bile inanmaz…

Derinlere inmemiz gerek derinlere…

Gösterilen teröriste bir bakalım; Türkiye de o tipe benzeyen binlerce insan var gel de bulasın. Ki eğer gerçekse kendisine verilen görevi başarıyla gerçekleştiren terörist saklanmasını da iyi bilecektir diye düşünüyorum.

Ya da onu oraya gönderenler çoktan kafasına sıkıp bir mezara gömmüşte olabilirler…

VARAN 4

Örgütlerin eylem tipi diye bir şey olmaz kabul. Ancak genelde biliriz ki PKK terör örgütü, Polis ve Askerimize karşı terör saldırısı yapar DEAŞ terör örgütü ise halkın kalabalık olduğu yerlerde. ( Şehir eylemleri bazında)

2 örgüt’te eylemini yapar ve gönderilen saldırgan yada saldırganlar geri dönmeyi düşünmezler. Daha fazla ses getirmesi için kendisini patlatıp daha fazla kişinin ölümüne yol açarlar.

Peki bu saldırgan neden kendini öldürmedi?

Acaba görevi geri dönmek miydi?

Görevi geri dönmekse bu bir örgüt elemanı değil, İstihbarat örgütlerinden birinin DEĞERLİ bir ELEMANI...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.