Yaygınlaşan “akıllı robotlar” furyasına kapılanlardan mısınız?

Her sabah belli bir saatte uyanan,

Belirli saatte işte/okulda olması gereken,

İşe giderken karşılaşılan onca kalabalıklar,

İşe daha varmadan enerjinin çoğunu tüketenler,

Günaydınlar arasında geçen sabahın ardından gelen öğle yemeği,

Sonra tekrar devam eden iş süreci ve mesai bitimi,

Mesai bitimi arkasından evine gitme telaşları,

Eve gidince akşam yemeği,

Yemeğin ardından kanepe üzerinde biraz televizyon izlemek ve ardından uyku.

Gün bitti.

Sizin de gününüz anlattığım gibi bu kadar stabil mi geçiyor?

Hergün aynı senaryoyu oynamaktan bıkmıyor musunuz?

Yoksa; “elden bir şey gelmiyorsa en iyisi hiçbir şey yapmamak” diyerek kaderinize razı mı

geliyorsunuz?

Yoksa her gün aynı geçiyor, bir şeyler yapmam lazım diye kafa yorup, uygulamaya geçirmekte mi

sorun yaşıyorsunuz?

Aslında değişim basit, sadece uygulayabilmek kendinizin elinde.

Gün içerisinde boşa harcadığınız bir sürü vaktiniz vardır, eminim.

Örneğin; kitap okuyamamaktan mı yakınıyorsunuz? Bu durumda toplu taşıma araçlarında koy cebine

elindeki telefonu, aç kitabını oku.

Mesela tatil günlerinde bırak akşama kadar uyumayı, eşinle, dostunla, arkadaşlarına vakit ayır,

paylaşımda bulun. Sonra kimseye vakit ayıramıyorum diye sızlanma.

Her sabah uykusuzluktan mı dert yanıyorsunuz?

Gece yarılarına kadar televizyon ve bilgisayar

karşısında boğulup kalma, erkenden uyu, sabaha zinde başla. Unutma, güne ne kadar enerjik

başlarsan öyle geçiyor, istersen bir gün deneyebilirsin.

Bunlar gibi daha bir çok şeyi kendi yaşantına göre değiştirebilir ve uygulayabilirsin, her şey önce gün

içerisinde boşa vakit harcadığın durumları sıralamak ve yapmak istediğin şeyleri bu boşa harcadığın

vakitlerde yerlerine koyabilmen.

Robot olarak kalıp, kalmamak senin elinde, yoksa hala robot olarak

yaşamına devam mı edeceksin?

Karar senin..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ahmet solak 11 ay önce

Kaleminize sağlık,tespitler yerinde